Makaleler



6111 sayılı Kanunun

6111 sayılı Kanunun Vergi Hukuku Açısından Getirdiği Düzenlemeler
 
611 sayılı yasa 25.02.2011 tarih ve 27857 mükerrer sayılı gazete de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
 
1- Yapılan bu düzenleme ile öncelikle tüm mükellefler açısından 31.12.2010 tarihi itibariyle ödenmemiş her türlü vergi borçlarına ödeme kolaylığı sağlanarak yeniden ödenmesi imkanı getirilmiştir.
 
Yapılan düzenlemeye göre, 31.12.2010 tarihi de dahil olmak üzere, bu döneme kadar ödenmemiş vergilerle; bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamına girdiği gibi, beyana dayalı vergilerde 31.12.2010 tarihine kadar verilmesi gereken beyana dayalı vergiler için de aynı esaslar geçerlidir.
 
Yani beyana dayalı vergilerde; 2010 dönemi Aralık ayı sonuna kadar verilmesi gerekli beyannameler kanun kapsamına girmektedir. Vergi dönemi 2010/Aralık ayı olup, beyannamesi 2011/ Ocak ayında verilecek olan beyannameye dayalı vergiler bu kanun kapsamına girmemektedir.
 
Ödenmemiş vergi borçları açısından ise; yukarıda da değinildiği gibi 31.12.2010 tarihi itibariyle tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamındadır. Ödenmemiş vergi borçları kapsamına yıllık tahakkuk etmiş sayılan motorlu taşıtlar vergisi, yıllık harçlar gibi alacaklar da girmektedir.
 
31/12/2010 Tarihi itibariyle ödenmemiş Geçici vergiler açısından da aynı esaslar geçerlidir.
 
Vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları açısından ise durum şu şekilde açıklanabilir. Şöyle ki;
 
31.12.2010 tarihine kadar yapılan tespitlere dayalı olarak kesilen ve bir vergi aslına bağlı olmayan(vergi aslından kaynaklanmayan) vergi cezaları da bu kanun kapsamında bulunmaktadır.
 
Bu cezaların kanunun yayımlandığı tarih itibariyle kesinleşip kesinleşmemeleri, dava açılıp açılmaması önemli değildir.
 
İdari para cezaları da yasa kapsamında olup, kanunun yayımlandığı tarih itibariyle kesinleşmiş olmaları gerekmemekte olup yalnız; 31/12/2010 tarihinden önce verilmekle birlikte kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş idari yaptırım kararlarına konu idari para cezaları Kanunun kapsamına girmemektedir.
 
Bu kanun kapsamında yapılandırma yapan mükellefler, bu kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak tahakkuk eden veya bu kanunun yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiş olan her türlü vergi ve geçici vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı faiz,gecikme faizi ve gecikme zamları yerine bu kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarı bu kanunda belirtilen süre ve şekilde ödemek suretiyle bu madde hükmünden yararlanabileceklerdir.
 
Buna göre, Kanunun 2 nci maddesi kapsamına giren alacakları bu madde kapsamında ödemek isteyen borçluların 2 Mayıs 2011 tarihi mesai saati bitimine kadar borçlu bulundukları tahsil dairelerine yazılı olarak başvurmaları gerekmektedir.
 
Taksitlerin kredi kartı veya mahsuben (vergi iadesi alacaklarından) ödenebilmesi de mümkün bulunmaktadır
 
Taksit ödeme süresince beyan üzerine tahakkuk eden vergilerin vadesinde ödenmesi şartı, bir takvim yılında her bir vergi türü için en fazla iki defa ihlal edilebilecektir
 
Bir vergi türünün bir takvim yılında ikiden fazla vadesinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde mükellefler üçüncü ihlale konu verginin vadesinin rastladığı ayın sonuna kadar (bu tarih dahil) ödedikleri taksitler için Kanun hükmünden yararlanacak bu tarihten sonra ise Kanun kapsamında ödeme haklarını kaybedeceklerdir.
 
25/2/2011 tarihi itibarıyla İhtilaflı Veya Yargı Aşamasında Bulunan İşlemler açısından; ihtilaftan veya davadan vazgeçilmesi halinde yeniden yapılandırma kapsamında yararlanılması mümkündür. Kanundan yararlanılmak için 2 Mayıs 2011 tarihine kadar bağlı bulunulan tahsil dairesine yazılı olarak başvuruda bulunulması dava açılmayacağı, açılmış davalardan vazgeçileceği yönünde beyanda bulunulması şarttır.
 
Kesinleşmemiş, ihtilaflı ve yargıdaki vergilerin %50’si silinecek olup, kalan tutarlar üzerinden yapılandırma yapılacaktır
 
Kesinleşmemiş Veya İncelemesi Devam Eden İşlemler açısından; Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlayan ancak tamamlanmamış bulunan vergi incelemeleri, takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine devam edileceğini öngörülmüş olup, madde hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin, bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen vergi ve kesilen cezalara ilişkin ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yazılı olarak ilgili vergi dairelerine başvurmaları gerekmektedir.
 
Kesinleşmemiş, ihtilaflı ve yargıdaki vergilerin %50’si silinecek olup, kalan tutarlar üzerinden yapılandırma yapılacaktır
 
6111 sayılı Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak Pişmanlıkla Beyanname Verilmesi halinde; beyan edilen matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak pişmanlık zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak TEFE/ÜFE tutarının; kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla pişmanlık zammı ve vergi cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
 
2- 6111 sayılı yasa düzenlemesi ile, gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerine 2006, 2007, 2008, 2009 yıllarına ilişkin matrah ve vergi artırımı imkanı da getirilmiştir.
 
Sözü edilen yıllara ilişkin vergi matrahlarının takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmiş ve/veya haklarında vergi incelemesine başlanılmış olan mükellefler de matrah ve vergi artırımından faydalanabileceklerdir.
 
6111 sayılı Kanuna göre matrah ve vergi artırımında bulunan mükellefler hakkında, vergi incelemeleri ile takdir işlemlerinin, kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ayın başından itibaren 1 ay içerisinde sonuçlandırılması gerekmektedir. Aksi takdirde; bu süre içerisinde sonuçlandırılamayan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerine devam edilemeyeceğinden mükellefler sadece artırılan matrahlar üzerinden hesaplanan veya artırılan vergileri ödeyeceklerdir.
 
Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanılmış söz konusu vergi incelemeleri ile takdir işlemlerinin yukarıda belirtilen sürede sonuçlandırılması ve tarhiyata konu matrah farkı tespit edilmesi halinde;
 
Mükellef, inceleme raporları ile takdir komisyonu kararlarının vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihten önce matrah artırımında bulunmuş ise, inceleme ve takdir sonucu bulunan matrah farkı ile mükelleflerin Kanunun 6, 7 ve 8 inci maddeleri hükümlerine göre artırdıkları matrahlar birlikte değerlendirilir.
 
Bu değerlendirme sonucu mükellefin ilgili yıllarda artırılan matrah tutarlarının, vergi incelemeleri veya takdir komisyonu kararlarına göre o yıl için belirlenen matrah farkından fazla veya bu tutar kadar olması durumunda mükellef hakkında ayrıca vergi incelemeleri ve takdir komisyonu kararlarına göre vergi tarhiyatı yapılmaz ve ceza uygulanmaz.
 
Vergi incelemeleri ve takdir sonucu belirlenen tarhiyata konu matrah farkının, mükellefin ilgili yıl için artırdığı matrah tutarından fazla olması halinde, aradaki fark tutar kadar matrah farkı üzerinden mükellef hakkında gerekli vergi tarhiyatı yapılacak ve ceza uygulanacaktır
 
Matrah ve vergi artırımında bulunmak isteyen gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri ile katma değer vergisi mükellefleri, 2 Mayıs 2011 tarihine (bu tarih dahil) kadar gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden artırımda bulunabileceklerdir
 
3-6111 sayılı yasa ile getirilen bir diğer düzenleme ise; gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine, 31/12/2010 tarihli bilançolarında “İşletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşlar” ile “Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan emtia, kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklar” için stok beyanında bulunması imkanının getirilmiş olmasıdır.
 
İşletmede yer almayan mal ve demirbaşların kayda alınması halinde, genel KDV oranına tabi mal ve demirbaşlar için %10, kıymetli maden ve ziynet eşyası için %2,5, indirimli orana tabi mallar için tabi oldukları oranın yarısı oranında vergisi ödendiği takdirde aftan yararlanma imkanı verilecektir. 
 
İşletmede mevcut olmadığı halde yer alan mal ve demirbaşların kayıtlardan çıkartılması halinde her türlü vergisel yükümlülük mükellef tarafından yerine getirilecektir. Kayıtlarda yer almadığı halde işletmede mevcut olmayan kasa mevcudunun düzeltilmesi halinde düzeltilen tutarın %10’u oranında vergi ödenecektir.
 
4-Yukarıda açıklamaya çalıştığımız 6111 sayılı Kanun ile 2010/ Aralık ayı itibariyle tahakkuk etmiş ve vadesi geçmiş vergi borçlarının, inceleme veya yargılama aşamasında bulunan vergi borçlarının, vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarının ödenmesi noktasında mükelleflere büyük kolaylıklar getirilmiştir.
 
Aynı zamanda matrah artırımı ve stok beyanında bulunma imkanı da getirilerek mükelleflerin geçmişe dönük incelenerek vergi ve cezalara muhatap olunmasının önüne geçilmek istenmiştir
 
Vergiler peşin ödenebileceği gibi ikişer aylık dönemlerle 18 eşit taksitte ve 36 ayda ödenebilecektir.
 
Kesinleşmemiş, ihtilaflı ve yargıdaki vergilerin %50’si silinecek olup, kalan tutarlar üzerinden yapılandırma yapılacaktır
 
 
 
 
Kaynak : 08 Mart 2011 Talha Apak (Yeminli Mali müşavir)
www.alomaliye.com
 
 
Av.Halil İbrahim TURAN


geri