Makaleler



ANNONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERDE ŞİRKET ORTAĞI VE KANUNİ TEMSİLCİNİN ŞİRKETİN VERGİ BORCUNDAN DOLAYI SORUMLULUĞU

Küresel ekonomi ve buna bağlı olarak rekabet şartlarının artması neticesi; kurumsallaşma,kalite,arge,ihracat, ithalat, müşteri portföyü ve memnuniyeti gibi etmenler eskiden aile şirketi olarak işletilen küçük işletmelerde şirketleşmeyi olmazsa olmaz hale getirmiştir.Zira şirketleşme yolu ile sermaye, emek ve bilgi bir araya getirilmektedir.
 
 
 
Şirketi temsilen şirket müdürü, yönetim kurulu üyesi veya genel müdür veyahut da şirket ortağı olmak bir takım kanuni sorumluklar yüklediğinden, şirket ortağı veya kanuni temsilci olarak sorumluluklarımızı bilerek hareket etmemiz gerekmektedir. Bu yazımda kısaca şirket ortağının ve kanuni temsilcinin şirketin vergi borcundan dolayı sorumluluğu üzerinde durmaya çalışacağım.
 
   
 
   Şirketin özel hukuktan yani kişisel ilişkilerden doğan borçları açısından, 6172 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre anonim ve limited şirketlerde ortakların sorumluluğu şirkete koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır. Yani ortaklar, şirketin borçlarından dolayı taahhüt ettikleri sermaye miktarı kadar sorumludurlar. Bunu aşan kısım dolayısıyla hiçbir sorumlulukları yoktur. Şirket ortaklarının şirket alacaklılarına karşı bir sorumlulukları yoktur.
 
 
 
Vergi alacakları açısından,  şirketin borcundan dolayı kanuni temsilcileri ile ortaklarının sorumluluğu yönünden ikili bir ayrım yapılması gerekmektedir.
 
 
 
1-Şirket Ortaklarının Şirketin Vergi Borcundan Dolayı Sorumluluğu:
 
 
 
6183 sayılı kanunun 35.maddesine göre limited şirket ortakları şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hissesi oranında doğrudan doğruya sorumlu olacaklar. Bu madde değişmeden önce ortakların sorumluluğu sadece koydukları veya koymayı taahhüt ettikleri sermayeyle sınırlı idi. 29.07.1998 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle sermaye hissesi oranında bir sorumluluk getirilerek amme alacağının tamamının güvence altına alınması sağlanmış oldu.
 
 
 
Hemen belirtmek gerekir ki, şirket ortağının amme borçlarından takibi için yine temel şart amme alacağının asıl borçlusu olan şirketin mal varlığından tahsil edilememiş olması gerekmektedir. Bunun için de öncelikle asıl borçlu olan şirket hakkında takip yapılması zorunludur. Asıl şirketten borcun tahsil edilememesi halinde ortakların şahsi malvarlığına ortaklık sermaye  hissesi oranında haciz işlemi uygulanabilecektir.
 
 
 
Takip konusu amme alacağının ait olduğu dönemde ve ödeme zamanında pay devri nedeniyle farklı kişilerin ortak olması halinde, payı devreden ve devralan kişiler hakkında müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre takip yapılacaktır. Ortaklar hakkında takip muamelesine 6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesine göre tanzim edilecek ödeme emri tebliği suretiyle başlanılacaktır.
 
 
 
2- Kanuni Temsilcinin Şirketin Vergi Borcundan Dolayı Sorumluluğu:
 
 
 
Yukarıda açıkladığım üzere gerek vergi ve buna bağlı alacaklardan gerekse diğer amme alacaklarından dolayı kanuni temsilciler hakkında takibe geçilmeden önce asıl amme borçlusu olan asıl şirket hakkında takip yapılması zorunludur. Asıl borçlu şirketten borcun  tahsil olanağının bulunmadığının anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi malvarlığı ile sınırsız sorumluluğu gündeme gelecektir.
 
 
 
Şirketin tüzel kişiliği nezdinde sürdürülen takip muameleleri sonucunda; haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması, haczedilen mal varlığına 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan değerleme sonucu tespit edilen değerin amme alacağını karşılamaması, borçlunun iflas etmiş olması halinde iflas idaresi ile kurulan irtibat sonucu amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi hallerden herhangi birinin varlığı halinde takip muamelesine kanuni temsilciler adına 6183 sayılı Kanun’un 55. maddesine göre tanzim edilecek ödeme emrinin tebliği suretiyle başlanacaktır.
 
 
 
Birden fazla kanuni temsilci bulunması halinde, kanuni temsilcilerin sorumluluk şekli belirlenerek müşterek ve müteselsil sorumlu olanlar hakkında tahsil edilemeyen amme alacağının tamamı için her bir temsilciye ayrı ayrı ödeme emri düzenlenerek takip yapılacak. Ayrıca takip konusu amme alacağının ait olduğu dönemde ve ödeme zamanında farklı kişilerin kanuni temsilci olması halinde, bu kişiler hakkında müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre takip yapılacaktır.
 
 
 
Yukarıda açıkladığım üzere şirket ortakları şirketin vergi borcundan dolayı sermaye hisseleri oranında sorumlu iken, kanuni temsilciler şirket borcundan dolayı tüm şahsi malvarlığı ile sınırsız olarak sorumludurlar.
 
 
 
Şirket ortakları ve kanuni temsilcileri bu sorumluluk bilinci ile hareket ettikleri takdirde şirketlerinin kurumsal faaliyetine ve başarısına daha fazla katkıda bulunacakları kanaatindeyim
 
 
 
Daha fazla başarı dileklerimle..
 
 
 
 
 
                                                                                              Av.Halil İbrahim TURAN
 
 
 
 
 
 
 
                                       
 
 
 
 
 
 
 


geri