Makaleler



RE'SEN TARHİYAT

Re’sen Tarhiyat Nedir-Re'sen Tarhiyatın Mahiyeti Nedir-Re'sen Tarhiyatın Sonuçları Nelerdir?

Re’sen Tarhiyat Nedir

Matrahın maddî delillere, kanunî ölçülere dayanılarak kısmen ya da tamamen saptanmasına olanak bulunmayan durumlarda ve zamanında beyanname verilmemesi gibi bir kısım yasal koşullar gerçekleştiğinde matrah  idarece saptanıp re’sen vergi tarhı yoluna gidilir.

Vergi Usul Kanunu bu tarh işlemini şöyle tanımlamıştır: “Re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tesbitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır” (m. 30/1).

“herhangi bir nedenle” vergi matrahı kısmen ya da tamamen kayıt ve belgelere ve kanuni ölçülere göre belirlenemiyorsa re’sen tarhiyat gerçekleştirilir. Bu durumun saptanması da takdir komisyonları ile vergi inceleme elemanlarının yetkisi kapsamındadır.

Hangi hallerde başka işleme gerek olmaksızın vergi matrahının defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı kabul edilir?

Aşağıdaki hallerden herhangi birinin bulunması durumunda, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığı kabul edilir.

1.Vergi beyannamesi kanunî süresi geçtiği halde verilmemişse,

2.Vergi beyannamesi kanuni veya ek süreler içinde verilmekle beraber beyannamede vergi matrahına ilişkin bilgiler gösterilmemiş bulunursa,

3.Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi incelenmesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmezse,

4.Defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalar, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tesbitine imkân vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısiyle ihticacasalih bulunmazsa.

5.Tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunursa.

6. Bu Kanunun mükerrer 227 nci maddesi uyarınca 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırma mecburiyeti getirilen beyanname ve ekleri imzalattırılmazsa veya tasdik kapsamına alınan konularda yeminli malî müşavir tasdik raporu zamanında ibraz edilmezse,

      Yukarıdaki yazılı halin vukuunda mükellefe, takdir komisyonu tarafından 15 günden az olmamak üzere bir mühlet verilerek vergi matrahına ilişkin bilgileri vermeye ve kanuni defterlerini ibraz etmeye davet olunur. Bu davet üzerine mükellef istenilen bilgileri verir ve kanuni defterlerini ibraz ederse, defter ve vesikalar ihticaca salih bulunmak şartıyla, mükellefe takdir olunacak matrah defter ve vesikaları kayıtlarına göre tesbit olunacak miktardan fazla olamaz.

Re'sen Tarhiyat hangi mükellefler için uygulanır veya hangi mükellefler hakkında resen tarhiyat yapılır?

Re’sen tarhiyat beyan esasına dayanan mükellefiyetlerle ilgilidir. Karneli mükelleflerin götürü usulde vergilendirilen kazançları için re’sen tarhiyata gidilmez

İhticacasalih Bulunmak Nedir?

 “ihtacaca salih bulunmak” veya “ihticaca salih olmak” kavramı; bir konuyu, meseleyi hüküm vermeye elverişli şekilde delillendirmek anlamına gelmektedir.

Vergi Usul Kanunu kapsamında defter ve belgelerin ihticacasalih bulunmasımatrahın tespit ve tayininde mükellefin defter ve belgelerinin elverişli delil olma niteliğine sahip olmasını ifade etmektedir. Başka bir deyişle gerçek, usulüne uygun, zamanında ve düzgün yapılmış kayıtlar ve buna ilişkin düzenli ve gerçek belgelerin varlığının bulunmasını ifade etmektedir.

Defter ve Belgelerin Noksan, Usulsüz ve Karışık Olması Her Durumda İhticaca Salih Bulunmamak Anlamına mı Gelir?

İncelemeler sırasında defterler ve belgelerin, noksan, usulsüz ve karışık olması durumunda matrahın tayini için bunların yeterli delil niteliğinde olmadığı, başka bir deyişle “ihticacasalih bulunmadığı” gerekçesi ile “re’sen vergi tarhı söz konusu olmaktadır. Bu kapsamda incelemelerde;

  • Mükellefin defterinde eksik yapılmış kayıtların mevcudiyeti,
  • Defterlerin bazı sayfalarının bulunmaması,
  • Hesapların tek düzen muhasebe sistemine göre yapılmaması,
  • Hesap kayıtlarının ilgisiz hesaplara yapılması nedeniyle karışık olması,
  • Belgelerin eksik olması,
  • Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanılması
  • ve benzeri durumlarda

defterlerin ihticaca salih bulunmadığından bahsedilmektedir.

Resen Tarhiyat kimler tarafından yapılır-Resen Tarhiyat Nasıl Yapılır?

Kural olarak vergi matrahının re’sen takdir yetkisi, takdir komisyonlarına aittir. Bunun yanında VUK 30. maddesinde 2791 sayılı Kanunla yapılan değişikle, vergi inceleme elemanlarına da “vergi incelemesine konu olan olaylarda” takdir yetkisi verilmiştir.

İdare re’sen tarh işlemini yapmadan önce vergi incelemesi yapmak zorundadır. Verginin re’sen tarhı takdir komisyonu kararı ile vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş inceleme raporlarına dayanır (VUK md. 30/1). Yoklama fişleri ise bir takdir kararı veya bir inceleme raporu değildir. Bu nedenle bu fişe dayanılarak re’sen vergi tarhedilmesi doğru değildir

Fakat res’en tarhiyat uygulamasında, yapılan tarhiyatın kanuni ölçülere veya belgelere dayanılarak yapılması sözkonusu değildir. Böyle bir dayanak bulunamaması halinde tarhiyat, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden yapılacağı öngörülmektedir.

Ortada herhagibir belge veya kanuni ölçü bulunamıyorken, görevli takdir komisyonu veya vergi incelemeye yetkili olanlar hangi ölçüye göre tarhiyat yapmaktadırlar? Böyle bir tarhiyat işlemi sübjektiflik içerecektir. Bu şekilde bir tarhiyat işlemi gerçekleştiren idare bunun hukuki ispatını da yapmak durumundadır. Herhangi bir kanuni dayanağı olmayan tarhiyat işleminin hukuksal açıklamasının yapılabilmesi ise çok güç olacaktır.

İncelemelerde bazı ilginç, hatta çelişkili uygulamalarla da karşılaşılmaktadır. İnceleme elemanı bir nedenle defter ve belgelerin ihticacasalih bulunmadığından bahisle re’sen vergi tarhı önermekte, ancak inceleme yaparken mükellefin defter ve belgeleri dışında başka hiçbir delil veya araca da başvurmamaktadır.

Bu durumda, defter ve belgelerin gerçekten ihticacasalih bulunmayacak derecede noksan, usulsüz ve karışık olduğunu iddia etmek bir hayli güçleşmektedir. 

Bu nedenle, defter ve belgelerin ihitcacasalih bulunmaması nedeniyle re’sen vergi tarhı önerisinde bulunurken, defter ve belgelerin, noksan, usulsüz veya karışık olması gibi unsurların matrahın doğru tespitine imkan vermeyecek derecede olup olmadığı hususunun da ortaya konulması gerekir.

  • Danıştay 4. Dairesi’nin 13.10.1987  gün ve E.No: 1987/ 1424, K. No: 1987/2870 sayılı kararının gerekçesinde yer alan; “Bilanço esasına göre defter tutulması gerekli iken işletme hesabı esasına göre tutulan defter ve bu defterdeki kayıtlarla, onları dayandığı belgelerin vergi matrahının doğru ve kesin olarak belirlenmesine elverişsiz bulunduğu yolunda hiçbir saptama yapılmaksızın, salt bu defterin bilanço esasına göre tutulmamış olması, gereği matrahının doğru ve kesin olarak tespitini olanaksızlaştırmış sayılamaz.” ifadeleri yukarıdaki paragraftaki kanaatimizi teyit eder mahiyettedir.
  • Danıştay 4. Dairesi’nin 29.12.1999 gün  ve  E.No: 1999/191, K. No: 1999/5325 sayılı kararının hüküm kısmı da benzer mahiyette olup “Olayda, inceleme elemanıtarafından işletmenin uğraş konusuna ilişkin mal ve giriş çıkışları yönünden randıman hesaplamaları yapılarak, kayıt dışı hasılat bulunmuş ve bu durum defter ve belgelerin ihticacasalih olmadığının kanıtı kabul edilerek re’sen takdir sebebi yaratılmıştır. Ancak davacının defter ve belgelerinin noksan, usulsüzve karışık olduğuna dair başkaca açık ve inandırıcı bir tespit ve hukuken geçerli deliller ortaya konulmadığından, olayda Kanun’da öngörülen anlamda bir re’sentarh nedeninin varlığından söz edilemez. Randıman yöntemiyle inceleme yapılması, maddi olmaktan ziyade tahmin ve kanaat unsurlarının ağırlıkta olduğu sonucunu doğurur ki bunun defter ve belgelerin açık olarak ihticacasalih olmadığını gösterdiğini söylemek mümkün değildir. Bu durumda, defter kayıtlarıyla belgelerin vergi incelemesi için yeterli olmadığı kesin ve açık olarak ortaya konulmaksızın tahmin ve kanaate dayalı olarak bulunan matrah üzerinden salınan gelir ( stopaj )vergisinde isabet görülmemiştir.”

                     SONUÇ VE DEĞERLENDİRME


Re’sen tarhiyat, kanaatimizce, Türk Vergi Hukuku Literatürüne ve Türk Vergi Sistemi Uygulamasına sadece hukukun geliştirilmesi amacıyla getirilmiştir. VUK’nun 30. maddesinde düzenlenen re’sen tarh yöntemi, esasen dolaysız vergilere yönelik olarak uygulanan bir tarh yöntemi olarak takdir komisyonu kararlarına ve inceleme elemanlarınca düzenlenen inceleme raporlarına dayandırılmaktadır.

Devlet ile mükellef arasında cereyan eden vergileme ilişkisinin sağlıklı bir şekilde işlemesi için, mükelleflerin uyması gereken bazı ödevler vardır. Vergi idaresi, mükelleflerin bu ödevlere uyup uymadığını çeşitli yöntemlerle (yoklama, inceleme, arama, bilgi toplama) denetlemektedir.

Yapılan denetimler ya da incelemeler sonucunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyen mükelleflere vergi yasaları çerçevesinde bulunulan matrah ya da matrah farkları üzerinden ikmalen, re’sen veya idarece tarhiyat yoluna gidilebilmektedir. Mükellefler de doğal olarak yapılan tarhiyata karşı yasal haklarını kullanmaktadırlar. Aslında, tespit edilen matrah ya da matrah farkı üzerinden yapılacak tarhiyatın ikmalen, re’sen veya idarece tarhiyat olmasının, mükellefin ödeyeceği vergi miktarını etkileyen bir yönü bulunmamaktadır. Matraha uygulanacak olan tarhiyat türü, vergilendirmede kullanılan usullerden yalnızca birisidir. 


KAYNAKLAR        :

Mali Çözüm Dergisi Sayı  html/www.istanbulsmmmodası.org.tr yayınlar

WEB_1. (1961). Vergi Usul Kanunu. http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin

WEB_6. (1989). Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu

WEB_7. (1990). Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik

Danıştay 4. Dairesi’nin 29.12.1999 gün  ve  E.No: 1999/191, K. No: 1999/5325 sayılı kararı

Danıştay 4. Dairesi’nin 13.10.1987  gün ve E.No: 1987/ 1424, K. No: 1987/2870 sayılı kararı

213 sayılı Vergi Usul Kanunu

Yazar Zeynep ARIKAN* & Ersan ÖZ **Yaklaşım Dergisi 2003 / Ağustos / Sayı: 128  Resen Tarhiyat Şekilleri ve Hukuksal Boyutu

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu

 



geri