GAİPLİK HALİNDE VERGİLENDİRME NASIL OLMALIDIR
Gaiplik kararı son haber alma tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğinden, hakkında gaiplik kararı alınan kişi son haber alma tarihinden sonra vergilendirme ile olarak tesis edilen işlemlerin hukuk aleminde mevcudiyetinden bahsedilemeyeceği hakkında
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 35. maddesinde, gaiplik kararının, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğuracağı hükme bağlanmıştır.
Gaiplik kararı son haber alma tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğinden, hakkında gaiplik kararı alınan kişi son haber alma tarihinden sonra vergilendirme ile olarak tesis edilen işlemlerin hukuk aleminde mevcudiyetinden bahsedilemeyecektir.
Nitekim Danıştay 9. Dairesi 02.12.2010 tarih ve 2008/3056 Esas-2010/6321 Karar sayılı ilamında;bu hususa yer vererek İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.12.2006 tarih ve E:2005/228, K:2006/255 sayılı kararıyla hakkında gaiplik kararı verilen ...'nun bu karar ile ölümünün ispatlandığının görüldüğü, gaiplik kararı son haber alma tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğinden ve ...'nun kendisinden en son 2000/Mart döneminde haber alındığından bu tarihten sonra tesis edilen vergilendirme işlemlerinin hukuk aleminde mevcudiyetinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla 2000/Mart tarihinden itibaren hukuken ölmüş olan ...'nun vergi mükellefi olması düşünülemeyeceğinden bu kişi adına yapılan cezalı tarhiyatın kaldırılmasına yönelik düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin davalı idare işleminde hukuka uyarlık bulunmadığına hükmetmiştir.
Gaiplik kararı sonradan alınmış olsa bile kişiden en son haber alma tarihinin dikkate alınarak vergilendirme yapılması gerekmekte olup; aksi takdirde hakkında gaiplik kararı alınan kişi son haber alma tarihinden sonra vergilendirme ile olarak tesis edilen işlemlerin hukuk aleminde mevcudiyetinden bahsedilemeyecektir.
vergi davasına bakan vergi avukatı olarak vergi avukatı kanalı ile açacağınız vergi davasında yukarıda belirttiğimiz hususların gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
Diğer Makaleler
- Adi Ortaklık Adına Ticari Kazanç Hükümleri Doğrultusunda Gelir Vergisi Mükellefiyeti Tesis Edilemeyeceği Hakkında
- GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
- ANNONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERDE ŞİRKET ORTAĞI VE KANUNİ TEMSİLCİNİN ŞİRKETİN VERGİ BORCUNDAN DOLAYI SORUMLULUĞU
- GEÇİCİ İTHALAT REJİMİNE TABİ TUTULAN İTHAL EŞYA İÇİN NAKDİ TEMİNAT VERİLEN HALLERDE İŞLEMİN GERÇEKLEŞMEMESİ HALİNDE GECİKME FAİZİ UYGULANAMAYACAĞI HAKKINDA.
- ARIZİ KAZANÇLARIN VERGİLENDİRİLMESİ
- 213 SAYILI VERGİ USUL KANUNU’NUN 10. MADDESİ UYARINCA KANUNİ TEMSİLCİNİN SORUMLULUĞUNUN KAPSAMI
- KATMA DEĞER VERGİSİNDE VERGİYİ DOĞURAN OLAY
- Asıl Amme Borçlusu Şirket Adına Düzenlenen İhbarname Veya Ödeme Emrinin Tebliği Esnasında Hakkındaki Hüküm Kesinleşen Ve Medeni Hakları Kullanma Ehliyeti Bulunmayan Kanuni Temsilci Adına Yapılan Tebligatın Usule Uygun Olmayacağı
- RE'SEN TARHİYAT
- Oto alım satımından dolayı Geriye Dönük Mükellefiyet
- DAR MÜKELLEFİYET NEDİR- DAR MÜKELLEFİYETTE VERGİLENDİRME NASIL YAPILIR
- FİKRİ VE SANAT ESERLERİ İLE TELİF HAKLARINDAN ELDE EDİLEN GELİRLERİN VERGİLENDİRİLMESİNDE KAZANÇ İSTİSNASI
- İnceleme Sonuçlanıp Mükellefe Tarhiyat Yapıldıktan Mükelleften Teminat İstenemeyeceği Hakkında
- VERGİ USUL KANUNUNA GÖRE TEBLİGAT YÖNTEMLERİ NELERDİR? VERGİ USUL KANUNA GÖRE TEBLİGATTA ÖZELLİKLİ DURUMLAR NELERDİR?
- VERGİ HUKUKUNDA TANIK BEYANININ DELİL NİTELİĞİ
Geri